Varis Tedavisi Nasıl ve Hangi Yöntemlerle Yapılır?

Varis oldukça eski zamanlardan beri insan hayatını etkileyen bir sağlık sorunudur. Hippocratesin belgelerinde bile varis hastalığı hakkında bilgilere rastlanmaktadır. Bu nedenle varis sorununa çok eski zamanlardan beri tedaviler denenmektedir. Denen tedaviler ameliyatlı ve ameliyatsız tedaviler olmaz üzere 2 kategoriye ayrılmaktadır.

Ameliyatlı Varis Tedavileri

Ameliyatlı tedavilerde adından da anlaşılacağı üzere amaç ameliyatla yani cerrahi müdahale ile sorunlu damarın vücuttan çıkarılmasıdır. Ameliyatsız yani kesi yapılmadan varis tedavisi günümüz şartlarında mümkün olduğu için ameliyatlı tedaviler güncelliğini yitirmiştir. Ancak bazı hekimler tarafında hala uygulanmaktadır. Cerrahi müdahale olarak öne çıkan 3 teknik bulunmaktadır. Bunlar sıyırma(strippng), kapakçık onarımı ve mikroflebektomidir.

Strippng (Sıyırma) Tekniği

Sıyırma tedavisinde amaç sorunlu damarın vücuttan çıkarılması yani tahliye edilmesidir. Sorunlu damar ortadan kaldırılarak varis ve varis kaynaklı şikayetlerin ortadan kaldırılması amaçlanır. Strippng tedavisi genel anestezi altında ya da belden aşağı uyuşturma ile yapılmaktadır.

Kasık, diz ve bilek bölgelerinden kesi yapılır. Kesi yapılan alandan sorunlu damara ince bir tel ile girilir. Tel sorunlu damarın başlangıç kısmına kadar ilerletilir. Damarın başlangıç noktasından cilt dışına çıkarılarak tel bağlanır. Sonra tel geri çekilir. Telle birlikte sorunlu damarda sıyrılarak çıkmış olur. Tel ve sorunlu damar vücuttan çıkarılarak tedavi tamamlanmış olur.
Ameliyatsız tedavilere nazaran meşakkatli ve hasta konforu düşük bir uygulamadır.

Kapakçık Onarımı

Başarı oranı uygulayan hekimin tecrübesi ile doğrudan orantılı olan bir tekniktir. Ancak maalesef ki başarılı uygulayıcısı yok denecek kadar azdır.

Varisin oluşma nedeni kapakçıkların bozulması ve kanın geriye kaçarak damarda birikmesidir. Kapakçık onarımı tedavisinde amaç damarın çıkarılması değil kapakçığın onarılmasıdır.

Kapakçık onarımı 2 farklı yolla yapılmaktadır. Bunlardan biri vücudun başka bir alanından alınan kapakçığın sorunlu kapakçık ile değiştirilmesidir. Bunun için koltuk altı veya diğer sorunsuz bacak tercih edilir. Diğer bir yöntem ise kapakçığın dikilmesidir.
Damarın kapatılması veya vücuttan çıkarılması akla damar olmadan sağlıklı kan akışı nasıl olacak sorusunu getirmektedir. Ancak varis oluşan damarlar dolaşımın çok küçük bir kısmını sağladığı için damarın kapatılmasının kan dolaşımında herhangi bir soruna neden olmamaktadır. Bu nedenle kapakçık onarılmadan damarın devre dışı bırakılması sağlık açısından herhangi bir soruna neden olmamaktadır.

Mikroflebektomi

Ameliyatlı tedaviler arasında uygulanması en kolay olan tekniktir. Flebektomi tekniğinde de amaç damarın vücuttan çıkarılmasıdır. Bunun için cilt yüzeyinde küçük bir kesi açılır. Sorunlu damar bu küçük keşiden tığa benzer bir alet yardımı ile çıkarılır. Sonrasında damar bağlanır ve kesi yapılan alana dikiş atılarak tedavi tamamlanır. Dikiş atılması iz kalmasına neden olduğu için estetik açıdan tercih ve tavsiye edilen bir teknik değildir.

Ameliyatlı Tedavilerin Dezavantajları

Ameliyatsız tedavilerde uygulamalar çok pratik ve hasta açısından oldukça konforludur. Ancak ameliyatlı tedavilerde kesi yapılması beraberinde pek çok dezavantajı beraberinde getirmektedir.

Kesi yapılmasından dolayı genel veya lokal anestezi uygulanmak zorundadır. Bu durum anestezinin yan etkilerine maruz kalınmasına neden olmaktadır. Ayrıca kesi yapılması iz kalmasına da neden olmaktadır.

Ek olarak hastane yatışı ve iyileşme süreci anlamına da gelmektedir. Örneğin damarların sıyrılarak çıkarılması tedavi sırasında ve sonrasında kanamaya neden olabilir. Bunun için tedavi sonrasında çok sıkı bir bandaj yapılması gerekir. Bu da hasta açısından rahatsız edici bir durumdur. Ayrıca kesi yapılması tedavi sonrasında pansuman gibi bakımlar gerektirmektedir.

Ameliyatsız tedaviler işlem sonrasına maximum 1 hafta varis çorabı kullanılması gerekir. Ameliyatlı tedaviler ise 3-6 ay gibi bir süre çorap kullanımı gerekebilir. Bu durumda hasta için pek kolay olmayacaktır.

Ameliyatsız Varis Tedavileri

Cerrahi müdahale ile yapılan tedavilerin birçok dezavantajı olmasından dolayı alternatif olarak kesi yapılmadan uygulanan güncel varis tedavileri geliştirilmiştir. Güncel olarak kullanılan teknikler; lazer, radyo frekans, skleroterapi, köpük ve yapıştırma teknikleridir.

Lazerle Varis Tedavisi

Ameliyatsız tedaviler arasında ilk geliştirilen lazer tedavisidir. Lazer tedavisi cilt üzerinden ve damar içinden olmak üzere 2 farklı şekilde uygulanmaktadır.

Cilt üzerinden uygulanan tedavi (Exotherme Lazer) yalnızca kılcal damar çatlamaları için etki etmektedir. Özellikle yüzdeki oluşan kılcallar için lazer tedavisi tercih edilmektedir. Toplardamar genişlemeleri için exotherme lazer tedavisi yetersiz kalmaktadır.

EndoVenoz lazer Ablasyonu yani EVLA damar içinden uygulanan ve toplardamarlar genişlemelerini tedavi eden bir tekniktir.

Endovenoz lazer ablasyonunun uygulanabilmesi için hastane ortamı gerekmektedir. Hastane ortamında ultrason cihazı eşliğinde sorunlu damarın başlangıç ve bitişi tespit edilir. Cilt üzerinde damarın başlangıç noktasından çok küçük bir delik açılır. Açılan delikten lazerin ince ucu damara sokulur. Sonrasında istenilen alanlar lazer ışını verilerek tahrip edilir. Yani kalıcı olarak kapatılır. Bu sayede damarda kirli kan birikmesi ve varis oluşumu engellenmiş olur.

Radyo Frekansla Varis Tedavisi

Lazer cihazından sonra geliştirilen ve etki alanı daha yüksek olan bir cihazdır radyo frekans cihazı. Uygulaması lazer cihazı ile aynıdır. Yani hem cilt yüzeyinden hem de damar içinden olmak üzere 2 farklı teknikle uygulanmaktadır. Cilt altından uygulanan radyo frekans tedavisine EndoVenoz RadyoFrekans Ablasyonu ismi verilmektedir. Uygulama mantığı laze rile aynıdır.

Lazer cihazı 0.5-1 cm alana etki ederken, radyo frekans cihazı 7 cm kadar alana etki etmektedir. Bu sayede lazer cihazından daha etkili bir cihazdır.

İlaç Enjeksiyonu ile Varis Tedavisi

Enjeksiyonla yapılan ilaç tedavileri 3 çeşittir. Bunlar skleroterapi, mikroskleroterapi ve köpük tedavisidir. Tedavide aethoxysklerol isimli madde farklı formlarda kullanılmaktadır.

Skleroterapi

Skleroterapide kullanılan etken madde sıvı halde damara enjekte edilir. Bu sayede enjeksiyon yapılan damar kalıcı olarak kapatılmış olur. Herhangi bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç kalmaksızın sorunlu damar kalıcı olarak kapatılarak tedavi edilmektedir. Skleroterapi ortaboy ve büyük boy varislerin tedavisinde kullanılmaktadır. Mikroskleroterapi ise kılcallar için uygulanmaktadır.

Köpük Tedavisi

Köpük tedavisinde etken madde üçlü musluk kullanılarak hava ile tepkimeye sokulur. Hava ile tepkimeye geçen etken madde köpük formuna geçer. Köpük formunda olması sayesinde büyük boyutlu damarlarda daha az etken madde ile daha geniş yüzeylere etki edilebilir. Köpük tedavisi genellikle büyük ve orta boy varislerin tedavisinde tercih edilmektedir.

Yapıştırma Tedavisi

Enjeksiyon yolu ile yapılan bir diğer tedavi tekniği yapıştırma tekniğidir. Bu teknikte de damarın içerisinde damarın yapışmasını sağlayacak bir etken madde enjekte edilmektedir. Yapıştırıcı madde sayesinde damar kapanır ve bu sayede kirli kan birikmez. Varis kalıcı olarak tedavi edilmiş olur.

Ameliyatsız Tedavileri Avantajları

-Tedaviler hiçbir kesi ve dikiş uygulanmadan gerçekleştirilebilir.
-Dikiş ve kesi gerekmediği için narkoz uygulanmaz. Bu sayede narkoza bağlı oluşabilecek yan etkiler engellenmiş olur.
-Cerrahi müdahale olmaması sayesinde ameliyat izi gibi estetik olmayan sonuçlar ortaya çıkmaz.
-Cerrahi müdahale olmaması sayesinde hastalar aynı gün içerisinde işlerine ve sosyal hayatına dönebilirler.
-Hastane yatışı olmaması sayesinde klinik ortamında daha uygun maliyetlerle uygulanbilir.
-Ameliyatla yalnızca orta boy ve büyük boy damalar tedavi edilir. Ancak ameliyatsız tedaviler ile kılcallarda dahil bütün varisler tedavi edilebilir.
-Ameliyatsız tedaviler pratik, hasta konforu yüksek ve estetik tedavilerdir.

Ameliyatsız varis tedavisinde sorunlu damarların kapatılmasının sağlık açısından herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır. Bilakis sorunlu damarlar kapatılarak varis ve varise bağlı şikayetler kalıcı olarak tedavi edilmiş olur. Varisli damar tedavi edilmez ise zamanla büyük boyutlu varislere ve bacak yaralarına dönüşebilmektedir. Bu nedenle varisler ne kadar erken tedavi edilir ise hasta açısından o kadar avantajlı olacaktır.

Kaynakça:
Danielsson, G., Eklof, B., Grandinetti, A., & L. Kistner, R. (2002). The influence of obesity on chronic venous disease. Vascular and endovascular surgery, 36(4), 271-276.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15599477
http://citeseerx.ist.psu.edu/viewdoc/download?doi=10.1.1.666.8276&rep=rep1&type=pdf

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
whatsapp WhatsApp Destek
telefon İletişim Bilgileri