Varis Tedavisi Nasıl ve Hangi Yöntemlerle Yapılır?

idea tıp instagram

Varis oldukça eski zamanlardan beri insan hayatını etkileyen bir sağlık sorunudur. Varis tedavisi günümüzde ameliyatsız yöntemlerle yapılabilmektedir. Hippocratesin belgelerinde bile varis hastalığı hakkında bilgilere rastlanmaktadır. Bu nedenle varis sorununa çok eski zamanlardan beri çeşitli yöntemler denenmektedir. Denenen yöntemler ameliyatlı ve ameliyatsız olmaz üzere 2 kategoriye ayrılmaktadır.

varis tedavisi

Ameliyatlı Yöntemler

Ameliyatlı yöntemlerde adından da anlaşılacağı üzere amaç ameliyatla yani cerrahi müdahaleyle sorunlu damarın vücuttan çıkarılmasıdır. Ameliyatsız yani kesi yapılmadan varis tedavisi günümüz şartlarında mümkün olduğu için ameliyatlı varis tekniği güncelliğini yitirmiştir. Ancak bazı hekimler tarafında hala uygulanmaktadır. Cerrahi müdahale olarak öne çıkan 3 teknik bulunmaktadır. Bunlar sıyırma(strippng), kapakçık onarımı ve mikroflebektomidir.

Strippng (Sıyırma) Tekniği

Sıyırma tekniğinde amaç sorunlu damarın vücuttan çıkarılması yani tahliye edilmesidir. Sorunlu damar ortadan kaldırılarak varis ve varis kaynaklı şikayetlerin ortadan kaldırılması amaçlanır. Strippng yöntemi genel anestezi altında ya da belden aşağı uyuşturmayla yapılmaktadır.

Kasık, diz ve bilek bölgelerinden kesi yapılır. Kesi yapılan alandan sorunlu damara ince bir telle girilir. Tel sorunlu damarın başlangıç kısmına kadar ilerletilir. Damarın başlangıç noktasından cilt dışına çıkarılarak tel bağlanır. Sonra tel geri çekilir. Telle birlikte sorunlu damarda sıyrılarak çıkmış olur. Tel ve sorunlu damar vücuttan çıkarılarak varis tedavisi tamamlanmış olur.
Ameliyatsız tekniklere nazaran meşakkatli ve hasta konforu düşük bir uygulamadır.

Kapakçık Onarımı

Başarı oranı uygulayan hekimin tecrübesiyle doğrudan orantılı olan bir tekniktir. Ancak maalesef ki başarılı uygulayıcısı yok denecek kadar azdır.

Varisin oluşma nedeni kapakçıkların bozulması ve kanın geriye kaçarak damarda birikmesidir. Kapakçık onarımı tedavisinde amaç damarın çıkarılması değil kapakçığın onarılmasıdır.

Kapakçık onarımı 2 farklı yolla yapılmaktadır. Bunlardan biri vücudun başka bir alanından alınan kapakçığın sorunlu kapakçıkla değiştirilmesidir. Bunun için koltuk altı veya diğer sorunsuz bacak tercih edilir. Diğer bir yöntem ise kapakçığın dikilmesidir.
Damarın kapatılması veya vücuttan çıkarılması akla damar olmadan sağlıklı kan akışı nasıl olacak sorusunu getirmektedir. Ancak varis oluşan damarlar dolaşımın çok küçük bir kısmını sağladığı için damarın kapatılmasının kan dolaşımında herhangi bir soruna sebep olmamaktadır. Bu nedenle kapakçık onarılmadan damarın devre dışı bırakılması sağlık açısından herhangi bir soruna sebebiyet vermektedir.

Mikroflebektomi

Ameliyatlı yöntemler arasında uygulanması en kolay olan tekniktir. Flebektomi tekniğinde de amaç damarın vücuttan çıkarılmasıdır. Bunun için cilt yüzeyinde küçük bir kesi açılır. Sorunlu damar bu küçük keşiden tığa benzer bir alet yardımıyla çıkarılır. Sonrasında damar bağlanır ve kesi yapılan alana dikiş atılarak varis tedavisi işlemi tamamlanır. Dikiş atılması iz kalmasına neden olduğu için estetik açıdan tercih ve tavsiye edilen bir teknik değildir.

doktora sor

Ameliyatlı Yöntemlerin Dezavantajları

Ameliyatsız varis tedavisi için kullanılan uygulamalar çok pratik ve hasta açısından oldukça konforludur. Ancak ameliyatlı tekniklerde kesi yapılması beraberinde pek çok dezavantajı beraberinde getirmektedir.

Kesi yapılmasından dolayı genel veya lokal anestezi uygulanmak zorundadır. Bu durum anestezinin yan etkilerine maruz kalınmasına neden olmaktadır. Ayrıca kesi yapılması iz kalmasına da sebep olmaktadır.

Ek olarak hastane yatışı ve iyileşme süreci anlamına da gelmektedir. Örneğin damarların sıyrılarak çıkarılması uygulama sırasında ve sonrasında kanamaya neden olabilir. Bunun için doktor müdahalesi sonrasında çok sıkı bir bandaj yapılması gerekir. Bu da hasta açısından rahatsız edici bir durumdur. Ayrıca kesi yapılması varis tedavisi sonrasında pansuman gibi bakımlar gerektirmektedir.

Ameliyatsız yöntemler işlem sonrasına maximum 1 hafta varis çorabı kullanılması gerekir. Ameliyatlı yöntemler ise 3-6 ay gibi bir süre çorap kullanımı gerekebilir. Bu durumda hasta için pek kolay olmayacaktır.

Ameliyatsız Varis Tedavisi İçin Kullanılan Yöntemler

Cerrahi müdahaleyle yapılan uygulamaların birçok dezavantajı olmasından dolayı alternatif olarak kesi yapılmadan uygulanan güncel varis tedavileri geliştirilmiştir. Güncel olarak kullanılan teknikler; lazer, radyo frekans, skleroterapi, köpük ve yapıştırma teknikleridir.

Lazerle Varis Tedavisi

Ameliyatsız tekniklerin arasında ilk geliştirilen lazer tedavisidir. Lazerle varis tedavisi cilt üzerinden ve damar içinden olmak üzere 2 farklı şekilde uygulanmaktadır.

Cilt üzerinden uygulanan tedavi (Exotherme Lazer) yalnızca kılcal damar çatlamaları için etki etmektedir. Özellikle yüzdeki oluşan kılcallar için lazerle varis tedavisi tercih edilmektedir. Toplardamar genişlemeleri için exotherme lazerle varis tedavisi yetersiz kalmaktadır.

EndoVenoz lazer Ablasyonu yani EVLA damar içinden uygulanan ve toplardamarlar genişlemelerini tedavi eden bir tekniktir.

Endovenoz lazer ablasyonunun uygulanabilmesi için hastane ortamı gerekmektedir. Hastane ortamında ultrason cihazı eşliğinde sorunlu damarın başlangıç ve bitişi tespit edilir. Cilt üzerinde damarın başlangıç noktasından çok küçük bir delik açılır. Açılan delikten lazerin ince ucu damara sokulur. Sonrasında istenilen alanlar lazer ışını verilerek tahrip edilir. Yani kalıcı olarak kapatılır. Bu sayede damarda kirli kan birikmesi ve varis oluşumu engellenmiş olur.

Radyo Frekansla Varis Tedavisi

Lazer cihazından sonra geliştirilen ve etki alanı daha yüksek olan bir cihazdır radyo frekans cihazı. Uygulaması lazer cihazıyla aynıdır. Yani hem cilt yüzeyinden hem de damar içinden olmak üzere 2 farklı teknikle uygulanmaktadır. Cilt altından uygulanan radyo frekans tedavisine EndoVenoz RadyoFrekans Ablasyonu ismi verilmektedir. Uygulama mantığı lazerle varis tedavisiyle aynıdır.

Lazer cihazı 0.5-1 cm alana etki ederken, radyo frekans cihazı 7 cm kadar alana etki etmektedir. Bu sayede lazer cihazından daha etkili bir cihazdır.

İlaç Enjeksiyonuyla Varis Tedavisi

Enjeksiyonla yapılan ilaç tedavileri 3 çeşittir. Bunlar skleroterapi, mikroskleroterapi ve köpük tedavisidir. Tedavide aethoxysklerol isimli madde farklı formlarda kullanılmaktadır.

Skleroterapi Tekniğiyle Varis Tedavisi

Skleroterapide kullanılan etken madde sıvı halde damara enjekte edilir. Bu sayede enjeksiyon yapılan damar kalıcı olarak kapatılmış olur. Herhangi bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç kalmaksızın sorunlu damar kalıcı olarak kapatılır ve hastanın mevcut damar genişlemesi problemi sona erer. Skleroterapi ortaboy ve büyük boy varis tedavisi için kullanılmaktadır. Mikroskleroterapi ise kılcallar için uygulanmaktadır.

Köpükle Varis Tedavisi (İğneyle Varis Tedavisi)

Köpük yönteminde etken madde üçlü musluk kullanılarak havayla tepkimeye sokulur. Havayla tepkimeye geçen etken madde köpük formuna geçer. Köpük formunda olması sayesinde büyük boyutlu damarlarda daha az etken maddeyle daha geniş yüzeylere etki edilebilir. Köpük yöntemi genellikle büyük ve orta boy varisler için tercih edilmektedir.

Yapıştırma Yöntemi

Enjeksiyon yoluyla yapılan bir diğer teknik yapıştırma tekniğidir. Bu teknikte de damarın içerisinde damarın yapışmasını sağlayacak bir etken madde enjekte edilmektedir. Yapıştırıcı madde sayesinde damar kapanır ve bu sayede kirli kan birikmez. Varis kalıcı olarak iyileştirilmiş olur.

Ameliyatsız Varis Tedavisinin Avantajları

-Ameliyatsız yöntemler hiçbir kesi ve dikiş uygulanmadan gerçekleştirilebilir.
-Dikiş ve kesi gerekmediği için narkoz uygulanmaz. Bu sayede narkoza bağlı oluşabilecek yan etkiler engellenmiş olur.
-Cerrahi müdahale olmaması sayesinde ameliyat izi gibi estetik olmayan sonuçlar ortaya çıkmaz.
-Cerrahi müdahale olmaması sayesinde hastalar aynı gün içerisinde işlerine ve sosyal hayatına dönebilirler.
-Hastane yatışı olmaması sayesinde klinik ortamında daha uygun maliyetlerle uygulanbilir.
-Ameliyatla yalnızca orta boy ve büyük boy damarların tedavisi yapılabilir. Ancak ameliyatsız yöntemlerle kılcallarda dahil bütün genişleyen damarlar iyileştirilir.
-Ameliyatsız teknikler pratik, hasta konforu yüksek ve estetik tedavilerdir.

Ameliyatsız varis tedavisi yapıldığında sorunlu damarların kapatılmasının sağlık açısından herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır. Bilakis sorunlu damarlar kapatılarak varis ve varise bağlı şikayetler kalıcı olarak sonlandırılır. Varisli damara müdahale edilmez ise zamanla büyük boyutlu varislere ve bacak yaralarına dönüşebilmektedir. Bu nedenle varisler ne kadar erken teşhis edilir ve müdahale yapılır ise hasta açısından o kadar avantajlı olacaktır.

Varis Çorabı Ne İşe Yarar?

Varis çorabı, varis hastalarının yaşadığı şikayetleri azaltmak ve mevcut varislerin ilerlemesini yavaşlatabilen yardımcı bir üründür. Baskı özelliği olan varis çorabı bacakların toparlanmasını sağlayarak kan akışının desteklenmesini sağlamaktadır. Ancak varis çorapları hastalığı direk tedavi eden ya da varisleri yok eden bir özelliğe sahip değildir. Bir çok çeşidi ve birbirinden farklı sıkılıkta çeşidi bulunan varis çorapları doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Her çorap her varise ya da her hastaya olmamaktadır.

Varis Çorabının Yan Etkileri Var mı?

Varis çoraplarının bilinen bir yan etkisi yoktur. Ancak yanlış kullanım vardır. Hemen üst paragrafta da belirtildiği üzere bu ürünler doktorun reçete ettiği baskı ve sıkılığa sahip olan şekilde temin edilerek kullanılmalıdır. Rastgele alınan ürünler mevcut varislere iyi gelmeyeceği gibi ilerlemesinin yavaşlamasına da yardımcı olmayabilir.

Varis İçin Hangi Doktora Gidilir?

Varis kılcal ve toplardamarlarda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu nedenle varis tedavisi için kalp damar cerrahi uzmanlarına başvurulması gerekmektedir. IDEA TIP şubelerinin tümünde varis konusunda tecrübeli kalp damar cerrahi uzmanları hizmet vermekte olup, ameliyatsız yöntemlerle tedavi sunmaktadırlar.

Şikayetleriniz çok artarak, rahatsız edici bir hal almaya başladıysa varis şikayetlerini azaltmak için neler yapılabilir konusunu inceleyebilirsiniz.

Bilimsel Kaynaklar:
Danielsson, G., Eklof, B., Grandinetti, A., & L. Kistner, R. (2002). The influence of obesity on chronic venous disease. Vascular and endovascular surgery, 36(4), 271-276.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15599477
http://citeseerx.ist.psu.edu/viewdoc/download?doi=10.1.1.666.8276&rep=rep1&type=pdf

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
whatsapp WhatsApp Destek
telefon İletişim Bilgileri